KADİRİ TARİKATI

Geylani türbesi

KADİRİLİĞİN KURUCUSU :  ŞEYH ABDULKADİR GEYLANİ 

 Tarikatın kurucusu, Şeyh Abdülkadir Geylani’dir. Abdülkadir geylani, ( 470veya 471/1078) yılında İran topraklarında bulunan Geylan’ da doğdu. Tam adı, Muhyiddin Ebu Muhammed Abdülkadir bin Ebi Salih Musa ez-Zahid el,Geylani ‘dir. Babasının adı Abdullah, annesinin ismi ise Fatıma’dır. Baba tarafından Hz. Hasan’a(r.a.), anne tarafından da Hz. Hüseyin’e (r.a.) ulaşır. Yani hem şerif, hem de seyyiddir.

Babasını küçük yaşta kaybeden Geylani, babası ve annesi için şöyle der:

“Babam gücünün yettiği kadar dünyaya karşı zahid oldu. Annem de bu konuda ona uydu, bu davranışına rıza gösterdi. İkisi de salih, dindar, ve şefkat sahibi kimselerdi. İşlemiş olduğum hayırların hepsi, sahip olduğum bütün nimetler onların olsun.”.

Abdükkadir  Geylani Hazretleri anlatıyor:

“Çocukluğumda ne zaman arkadaşlarımla oynamak istesem, “Sen bu iş için yaratılmadın” diye bir ses duyardım, korkup annemin yanına giderdim.”

Abdülkadir Geylani Hazretleri kendi ifadesine göre dört hanımla evlenmiştir. Bu evliliklerinden 22 kız,27 erkek olmak üzere 49 çocuğu dünyaya gelmiştir.

İlmini ve tasavvuftaki manevi yolculuğunu tamamlayan Geylani, şeyhinin madresesimde vaaz vermeye başladı.Onu buna Yusuf el-Hemedani teşvik etmiştir.

Abdülkadir Geylani Hazretleri vaaza başlayacağı zaman”Elhamdülillahi Rabbi’l Alemin” der bir müddet durduktan sonra yine “Elhamdülillah “ der susar, sonra tekrar” Elhamdülillah” dedikten sonra uzun bir dua yapar, ardından konuşmaya başlardı.

Geylani hazretleri, Cuma,Salı ve Pazar günleri vaaz ederdi.Sohbetlerine devrin pekçok alimi ve şeyhi katılırdı.Kırk yıl vaaz verdiği rivayet edilir.

Bir gün vaaz ederken” Bütün Allah dostlarının  boyunları ayağımın altında” diyerek veliler sultanı olduğunu ilan etti.Orada bulunan herkes “Baş üstüne” diyerek bu gavsiyeti kabul etti.Mesela o anda orada bulunan Abdülkadir es-Sühreverdi, başını yere düşecek şekilde eğerek “Başım üstüne,başım üstüne, başım üstüne” demiştir.

Rivayete göre bu manevi havayı sadece oradakiler değil, çok uzaktakiler de hissetti. Harran, Şam, Tilemsan ve Sincar gibi uzak diyardaki Allah’ın veli kulları da bu ilanı duydu ve kabul ettiklerini bildirdiler. Ahmed er-Rifai Hazretleri  de tekkesinde otururken”Boynum üzerine” diye karşılık vermiş, sebebi sorulması üzerine Abdülkadir Geylani’ nin yukarıdaki sözü söyledigini ifade etmiştir. O sırada Mağrib’de müridleriyle beraber bulunan Ebu Medyen’ de “Allah’ım seni ve meleklerini şahit tutuyorum, işittim ve itaat ettim” demiştir.

 

Geylani türbesi(Bağdat_Irak)

ÜNVANLARI

Abdülkadir Geylani veliler içerisinde en fazla unvan sahibidir. Gavsü’l-A’zam dışında; Muhyiddin (dini ihya eden,dirilten, canlandıran), el-Bazu’l- Eşheb ( Ak doğan) ,Bazullah (Allah’ın doğanı),  Kutbu’l Aktab (Kutuplar kutbu),  Gavsü’s Sekaleyn ( insan ve cinlerin gavsı), Bedelü’l- Ebdal, Esedü’r- Rical (erkeklerin arslanı), Şeyhü’l-ins ve’l-Cann( insan ve cinlerin şeyhi), Alametü’z-Zaman(zamanın işareti) gibi pek çok ünvanı vardır.

 ESERLERİ

Günyetü’t-Talibin

El-Fuyuzatü’r-Rabbaniyye

Futuhhu’l- Gayb

El-Fethü’r- Rabbani

Cilalü’l- Hatır

Mektubat

Sırru’l-Esrar ve Mazharu’l-Envar

Es-Sıracü’l- Vehhac

Gibi pek çok kıymetli eserler bırakmıştır.

 KIYMETLİ SÖZLERİNDEN BAZILARI

-              Herşeyi Allah’tan bilen kimse hayır işi yapmaya muvaffak olur. Nefsini aradan çıkarabileceği için amelini beğenme halinden de kurtulur.

-              İyi huy, halkın sıkıntılarının sana tesir etmemesidir.

-              İnsanlar, nefsini görme hususunda, nefsin de Rabbini görme hususunda sana perdedir. İnsanları görmeye devam ettiğin sürece, nefsini göremez olursun. Nefsini görmeye devam ettikçe de Rabbinden perdeli yaşarsın.

-              Korkma, bela insanı helak etmek için gelmez, tecrübe etmek, denemek için gelir.

-              Allah’ın kuldan gelen her duayı kabul etmeyişi, ona olan şefkati sebebiyledir. Ta ki, kul, yaptığı duaların hep kabul olduğunu görüp aldanmaya, onunla bir tuzağa düşmeye.

-              Asıl ihsan, senden iyiliği kabul edenindir, senin değil.

-              Cezaların en şiddetli, kısmette olmayanı aramaya koyulmaktır.

KADİRİ SİLSİLESİ

1-     Hz. Muhammed Mustafa(s.a.v.)

2-     Hz.Ali(r.a)

3-     Hasan Basri(K.S.)

4-     Habib A’cemi(K.S.)

5-     Davud et-Tai (K.S.)

6-     Ma’ruf el-Kerhi (K.S.)

7-     Seriyyü’s-Sekati (K.S.)

8-     Cüneyd-i Bağdadi (K.S.)

9-     Ebu Bekir Şibli (K.S.)

10- İzzeddin Abdülaziz bin Haris et-Temimi (K.S.)

11- Abdülvahid bin Abdulaziz et-Temimi (K.S.)

12- Ebu’l-Ferec Abdurrahman et-Tarsusi (K.S.)

13- Muhammed bin Yusuf el-Kureşi (K.S.)

14- Ebu Sa’d el-Muharremi (K.S.)

15- Abdulkadir Geylani (K.S.)

 

 

Allah’a tam bir teslimiyet içerisinde olunacak,

Söz ve amel birbirine uyacak,

İhlas üzerine olunacak,

Kalbe gelen ilhamlar da dahil her hal ve hareket kitap ve sünnete uygun olacak,

Şeriatın zahirine uyulacak.

Tasavvufu, dedikoduyu bırakmak olarak tarif eden Geylani Hazretleri onu,her biri bir peygambere dayanan sekiz huy üzerine oturtur.

Bunlar:

  • Cömert olmak,
  • Allah’tan ve onun takdirinr razı olmak,
  • Sabırlı olmak,
  • İşaret diliyle konuşmak,
  • Asıl gurbetin Allah’tan uzak kalındığında başladığını bilmek,
  • Sade giyinmek,
  • Alah’a kulluk ve ibadet için seyahat etmek,
  • Allah’a karşı fakirliğini bilmek.

KADİRİLİĞİN ESASARI

Yine oğluna yaptığı vasiyetinde tarikatının esaslarını şöyle bildirmiştir:

Bizim bu yolumuz ,

  • Kitap ve şünnete
  •  gönül selametine,
  • cömertiğe,
  •  hayrı yaymaya,
  • sıkıntıyı defetmeye,
  • eziyete katlanmaya 
  •  ihvanların hatalarını görmemeye dayanır.

Tarikatta zikir, cehri yani açıktan yapılır.

Mürid bir sene sonra tac giyer.

 

TARİKATA GİRİŞ

İlk önce şeyh ve mürid gusleder.Sonra mürid kalbindeki başka düşünceleri atıp sevgisini ve maksadını Allah’a yöneltir. Resulullah!ı da O! na ulaştırmaya vesile bilir. Ve elini şeyhin avuçları içerişine koyar. Sonra şeyh besmele, hamdele ve salveleden sonra şöyle dua eder:

“ Allah’ım, şüphesiz ben, senin meleklerini, nebilerini, resullerini ve velilerini şahit tıtarak bunu ancak Senin yolunda evlat edindiğimi bildiririm. Sen de onu ve onun hakkında benim bu kabulümü kabul eyle. Onun lehinde ol, aleyhinde olma, ona sebat ver ve elinden tut.”

Sonra da müride hitaben şöyle der:

“ Oğlum, bundan böyle büyük ve küçük günah işleme Allah’ın kitabı ve Resulullah’ın Şeriatı üzere amel et. Şeriat ve hakikatın arasını birleştirmek üzere seni hak yoluna kabul(inabe) eyledim.”

Mürid bunu kabul ettiğini söyledikten sonra şeyh, uygun bir dua okur ve merasim tamamlanır.

Bundan sonra mürid günlük olarak hamdele, selat-ü selam, dua, tevhid ve lafza-i celal zikirleriyle meşgul olur. Riyazat önemlidir. Bu tarikata girenler Abdulkadir Geylani Hazretlerinin tarif ve tavsiye ettiği üzere 40 gün halvete girer yani erbain çıkartır.

 

 

 

kaynak:  İsmail Mutlu – Tarikatlar1